Çerez Politikası

Bu internet sitesinde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Gizlilik ve Kişisel Verilerin Korunması metnini inceleyebilirsiniz.

MENU
EN

Sürdürülebilirlik: Neden? Ne? Nasıl?

​​​​​​​​Neden?

Bir “toplum şirketi” olarak Şişecam Topluluğu, herkesin sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkı olduğunu kabul eder ve buna saygı duyar, büyük bir ekip olarak şirket geleneklerinden aldığı gücü geliştirir, destekler ve farklılıklara saygı gösterirken bir yandan da adil ve şeffaf bir tutum sergiler.

Ne?

İklim değişikliğine olumsuz etkisi olmayan çevre modellerine erişmek ve modelleri uygulamak, sürdürülebilir doğal kaynak yönetimine katkıda bulunmak, şirket geleneklerini korumak, inovatif ve dijital üretim çözümlerinin uygulanmasını hızlandırmak, herkese eşit fırsatlar sunarak ilerlemek ve uluslararası destekleyici olmak Şişecam Topluluğu'nun sürdürülebilirlik konusunda karşılaştığı önemli zorluklardır.​

Nasıl?

Şişecam Topluluğu, bir yandan adil ve şeffaf bir global oyuncu olmaya çalışırken sürdürülebilir iş fırsatlarını akıllıca tanımlamaya ve uygulamaya yardımcı olmakla kalmayıp aynı zamanda işletmelerimizin meyiller için daha dayanıklı olmalarını ve gelecek nesiller için katma değer yaratmasını sağladıkları için sürdürülebilirlik ilkelerini faaliyetlerinde yaygınlaştırma kararı almıştır.

Amacımız​:​ Değer katmak, ürünlerimiz ve hizmetlerimiz ile geleceği şekillendirmek ve yarattığımız değeri paylaşmaktır.

Belirsiz küresel ekonomi, istikrarsızlaşan sosyal bütünleşme ve tahmin edilemeyen bir hızla artan dijitalleşme, hızlı değişen bir çerçevede başarılı bir işi devam ettirebilmenin önündeki engellerden bazılarıdır. Sürdürülebilir bir işletme olmak artık kâr artışı ve paydaş değeri ile ilgili beklentileri karşılamak ile sınırlı değildir. Ekonomik büyümenin ana tetikleyicilerinden olan Şişecam​ Topluluğu, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması adına da önemli rol oynamaktadır. Genç çalışanların hızlı talepleri, bilgi şeffaflığı sağlayan dijitalleşme, iklim değişikliği, enerji tüketimi, atık üretimi, halk sağlığına yönelik tehditler, yoksulluk, sosyal dışlanma, biyoçeşitliliğin azalması, toprak kullanımı, kaynak kıtlığı ve sorumlu kaynak tüketimi gibi zorluklar, işimizin - ve tedarik zincirlerimizin - faaliyet gösterdiği sistemi değiştirmektedir. Bu bağlamda, sürdürülebilirlik yaklaşımları oluşturmak artık birer zorunluluktur.

​2100 yılında dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşacağı tahmin edilmektedir; öte yandan, özellikle de bireysel tüketimin önemli ölçüde arttığı düşünülecek olursa dünyanın sınırsız kaynağının olmadığı açıktır. Sera gazı salımı, küresel ısınmayı hızlandıran insan faaliyetlerinin temel sonuçlarından biridir. Bu ısınma beraberinde kıtlık, temiz su ve benzeri doğal döngülerde aksaklık, tarım topraklarında verimsizlik, ormanlık alanlarda tahribat ve biyoçeşitlilikte azalma gibi riskleri de taşıyor. Bu da, insanlar da dahil olmak üzere yeryüzünde yaşayan tüm türlerin gelecekteki gelişiminin tehdit altında olduğu anlamına geliyor. Sosyal medya, mobil ve mantıksal analiz gibi yeni dijital teknolojiler ekonomik alanda hızla ilerlerken kurumsal dijital olgunluğun yönetilmesi, dijital avantajlar ve teknolojik fırsatlar doğurabilir. Ayrıca, toplumsal cinsiyet farkının kapatılmasında kaydedilen ilerlemeyi ölçmek için sistematik, düzenli olarak güncellenen ve karşılaştırılabilir bilgiler, kadınların ve diğer hassas grupların ekonomik ve sosyal çözümlere katkı ve katılımlarını artırmaya yardımcı olmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 70'i kentlerden göç edeceği için ve dijital dönüşüm ve Nesnelerin İnternet'i (IoT) geleceğin şehirlerini belirleyeceği için, 2050 yılında ekonominin önemli itici güçleri radikal altyapı ve mimari olacaktır. ​